Özgün Teknolojilere Açılan Kapı
5 dk okuma süresi
🎧 Bu yazının sesli anlatımı da mevcuttur.
Benim adım Açık Kaynak Kodlu Yazılım Ağacı.
Beni tanıyanlar kısaca Açık Kaynak der.
Yeni evime, yeni bahçeme henüz gelmiştim.
Toprağımı, güneşimi, rüzgârımı tanımaya çalışıyordum.
Bahçıvan beni tanımıyordu, yeteneklerimi bilmiyordu; ama iyi niyetliydi.
Daha çevreme alışamadan, gökyüzünün gözyaşlarını kucaklayamadan, “daha gür olsun, daha çok meyve versin” diye bir kahraman edasıyla başladı beni budamaya.
Niyeti kötü değildi. Bunu benim iyiliğim için yaptığını düşünüyordu.
Ama yıllardır biriktirdiğim, gözümün nuru dallarım ve yapraklarım bir anda yerlere döküldü.
Haykırıyordum. Ama Bahçıvan beni duymuyordu.
“Dur” dedim.
“Hele bir bırak, yeni ortamıma alışayım; belki ihtiyacından fazla meyve vereceğim…”
Bahçene değer katacağım. Belki budamana bile gerek kalmayacak.
Gölgemde insanlar soluklanacak, kuşlar dallarımda nağmeler söyleyecek, arılarla güzel dostluklar kuracağım.”
Ama duymadı.
– “Hah,” dedi kendi kendine,
– “şimdi istediğim gibi oldu.”
Oysa ki geldiğim ortamın en güzel ağacıydım.
Yeni topraklarda, güzelliklerimi yitirene, mahzunlaşıp solana dek…
Sonra da Bahçıvan söylendi:
– “İşimize yaramaz. Söküp atalım.”
Köklerim sökülürken, Büyükbabamın anlattığı bir hikâye geldi aklıma.
Her seferinde uzaklara bakarak, hayranlıkla anlatırdı. Ben de bıkmadan, aynı heyecanla dinlerdim.
Çok uzak diyarlarda, yıllara meydan okuyan Banyan adında bir ağaç varmış.
Sahi, siz de duydunuz mu Banyan ağacının hikâyesini?
Büyükbabamın anlattığına göre Banyan ağacı, yaşadığı coğrafyanın tüm değişimlerini, ihtiyaçlarını ve zorluklarını genlerine kodlamış bir ağaçmış.
Güneşle, rüzgârla, yağmurla çok iyi anlaşırmış.
Heybetliymiş. Öyle ki kimse ona dokunmaya cesaret edemezmiş.
Meyvesiyle, yaprağıyla, kökleriyle ve barınma özellikleriyle hayatın pek çok alanına dokunurmuş.
İnsanların birçok ihtiyacını karşıladığı için “Hayat Ağacı” olarak anılırmış. Sağlıklı bir Banyan ağacı, yaklaşık 7.000 kişiyi barındırabilirmiş.
Ana kökle büyümeye başlar, zamanla dallarını aşağı, toprağa doğru uzatırmış. Bu dallar, engel tanımadan toprağa ulaşır, oraya kök salar, sonra ana kökle ve diğer köklerle iletişime geçermiş.
Bir paylaşım başlarmış. Mineraller, enerji, bilgi her şey dolaşıma girermiş. Dallar biriktirdiklerini ana kökle paylaşır, ana kök güçlendikçe yeni dallar daha güçlü çıkarmış.
Banyan ağacı, kendi kendini yenileyerek hayata tutunurmuş.
Benim en büyük hayalim, topraktan insanlığa armağan dev bir Banyan Ağacı gibi olmaktı.
Kim bilir…
Belki yarınlar bu hayalime çaredir.
…
Açık Kaynak Kodlu Yazılımların ve yerel ürünlerin ulusal ölçekte yaygınlaşmasını işte tam da bu Banyan ağacı metaforuyla ele alabiliriz.
Her kurumda başlayan küçük yolculuklar, bir dal gibi gelişir, kök salar.
Sonra başka bir kurum, başka bir kurum…
Her dal, biriktirdiğini Açık Kaynak Yazılım Ağacının ana köküyle paylaştığında ortak akıl büyür. Ancak bugün çoğu zaman, “Bunu çıkaralım, şunu ekleyelim.” derken ürünü yeniden yazmaya kadar götürüyoruz.
Mehmet’in ağacında bu var, Ayşe’nin ağacında şu var diye her kurum kendine özgü bir ağaç yetiştirmeye çalışıyor.
İyi niyetle başlayan bu parçalı yaklaşım, aynı amaca hizmet eden birçok farklı sürümün ortaya çıkmasına neden oluyor.
Sonunda ne oluyor?
Firmalar süreçleri yönetemiyor, maliyetler artıyor, ürünler olgunlaşamıyor.
Oysa ki Mehmet’in de Ayşe’nin de ağacı, her bahçede ana köke bağlı birer dal olabilir.
Meyvesi aynı, faydası ortak.
Yabancı menşeli ürünlere baktığımızda, “tek geliştirme, tek dağıtım,” herkes için ortak bir ürün yapısını görüyoruz. Ana kök, dünyanın dört bir yanındaki dallardan gelen isterlerle beslenerek gelişiyor.
Tıpkı Banyan ağacı gibi.
Her kurum bir dal olduğunda, Açık Kaynak Kod ağacının ana gövdesi güçlenecek, ulusal kapasite artacak ve etki gücü yüksek ürünler ortaya çıkacaktır.
Açık Kaynak Kodlu ve Yerel Yazılımlar ülkemiz için hayati önemdedir. Ne olursa olsun, her kurum, her firma bu ağacın büyümesine katkı sunmalıdır.
Bu anlayış, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı tarafından yayımlanan Genelge ile bir devlet politikası haline gelmiştir.
Ama politika tek başına yeterli gelmeyecektir. Ortak irade, paylaşma kültürü ve sabır gerekir.
Kiminden sevgi,
kiminden ilgi,
kiminden geliştirme,
kiminden olgunluk,
kiminden eksik yanları tamamlama…
Kim bilir, belki Açık Kaynak Kodlu ve Yerel Ürünler de tıpkı bir “Banyan Ağacı” gibi ulusal ölçekte yaygınlaşacağı günü sabırsızlıkla bekliyordur.
Ve bir kez daha anlıyorum ki ağaçları değerli kılan, her türlü olumsuzluğa rağmen yaşama tutunmalarıdır.
Yerli ve Açık Kaynak Kodlu Yazılımlar; çocuklarımız için, geleceğimiz için özgün teknolojilere açılan bir kapıdır.
Geliştirmelerinizle var olun.
Başarı, mührünüz olsun.
İrfan Keskin, Mart 2024


