Düşleriniz ihtişamlı olsun…

2015 yılı…

Bahar, tüm güzelliğiyle ben geldim diyordu. Ağaçlar en güzel çiçeklerle süslenmişti. Toprağın kokusu, kuşların ötme cümbüşü, civcivleri gezdiren güzel çocuk, kuzuları anneleriyle buluşturan çoban, hepsi, herkes bir ağızdan hoş geldin bahar diyordu.

… ve bende yeni çıkacağım yolculuğuma merhaba diyordum, 

merhaba AFAD, 

merhaba sonradan çıkacağımız dönüşüm yolculuğumuz…

Merhabası kolay ama yolcuğu zor olan bir hikaye…

Her çağdaki toplumların araçları ve hammaddesi farklıdır. Çağımızda üretim için bilgi ve teknoloji sıkıntısı yoktur. İnsan beyni, doğrudan üretimin gücü haline gelmiştir. Evrenin sultanı “insan” olduğuna, her şey insan etrafında döndüğüne göre bende dönüşüm yolculuğumuzun merkezine sizleri koydum.

Biz olduk…

Beraber yolculuğa çıkacağım sizleri bir bir tanımayla başladım işe. Ben siz oldum, sizde ben oldunuz ve sonrasında da “biz” olduk. Farklı düşüncelere sahip, herkesin kendisini özgürce ifade edebildiği, değerli hissettiği harika bir ekip olduk. Merhamet, liyakat, adalet, vefa, saygı ve sevgi temelli iletişimimizi en güçlü yanlarımız yaptık.

Mutluluk köprüsü…

İşlerimizi bütün olarak ele aldığımızda hep siz odaklı çalıştım. İş için sizleri kırmak yerine, işin şeklini, yöntemini değiştirdiğim çok olmuştur. İş öyle ya da böyle olur dedim ama eve mutsuz giden bir ebeveynin telafisinin olmayacağı bilinciyle çalıştım. 

Sizin huzurunuz, işinizden başlayıp ailelerinize uzanan bir mutluluk köprüsüydü.

Hikayemiz …

Bireysel hikayelerimizi, kurumsal hikayemiz ile birleştirerek ülkemizin bilişim kilometre taşında bir ilk olan hikayemizin detaylarını hep beraber yazdık.

Hikayemizi “Yerli Bilişim ile Milli Değişim” sloganıyla ülkemizin gündemine taşıdık. İçinde yerli kaynaklarımız, özgür yazılıma gönül verenler, kendi bilgimiz, kendi alın terimiz, kendi mühendisimiz kısaca ülkemizin yürekten sahiplendiği bir hikaye olsun istedik.

Ortamımız…

Sizlerin kendinizi değerli hissetmenizi, verimli çalışmanızı sağlayacak modern, huzurlu ve kullandığınız cihazlara kadar her detayı düşünülen bir ofis ortamı hazırladık.

Bilgi fabrikası…

Bilişim sektörü “Veri Merkezi” kavramını kullansada, verinin işlenip bilgiye dönüştüğü yer olması sebebiyle “Bilgi Fabrikası” demek kulağımıza daha hoş geliyordu. Nasıl ki arabanın üretildiği yere araba fabrikası, tuğlanın üretildiği yere tuğla fabrikası diyorsak, bilginin üretildiği yere de bilgi fabrikası demenin uygun olacağını düşündük. 24 saat bacası tüten, verinin aktığı ve işlenip envai çeşit bilgiye dönüştüğü bir fabrikaydı artık.

Bilgi fabrikamızda zorunluluk halleri dışında %70-80 civarında yerli, açık kaynak ürünlere geçiş yaparak esnek ve özgür bir fabrika ortamı hazırladık.

Can suyu…

2015 Ekim ayında hazırlıklara, strateji geliştirmeye ve ilk tohumları ekmeye başladık.

Yerlileşme çalışmalarına başladığımızda bahsettikleriniz öyle kolay değil, bu işleri ancak Google, Apple mühendisleri yapar, siz beceremezsiniz diyenler olsada, birbirimizden aldığımız destek ve ekip çalışması ile yolumuza emin adımlarla devam ettik.

Artık tohumlar ekilmişti, can suyu verilmişti. Hayal ettik, çaba gösterdik, hiç bir engeli, olumsuzluğu dert edinmedik. Hikayemizde umutsuzluğa yer vermedik.

Emeklerimizi mukadderata teslim etmiştik, emindik yerinden…

İlk göç…

Ülkemizin ve ulusal bilişimimizin bekası, dışa bağımlılığımızı en aza indirmek için kamu kurumlarına örnek olması açısından ‘’önce biz deneyelim, zarar göreceksek biz görelim” anlayışıyla risk alarak çalışmalarımıza başladık. 

Kurumumuz genelinde kullanılan lisanslı bir uygulamamızın işletim sistemi, orta katman, veritabanı dahil ilk göç çalışmamıza başladık. 2 defa denedik, başarılı olamadık. 3’üncü denememiz için cumadan battaniyelerinizi getirin iş yerinde yatacağız, bu uygulamayı bu hafta sonu açık kaynak platformuna göçünü yapacağız dedik ve böyle başladı ilk göç yolculuğumuz.

Özgür hareket kabiliyeti…

PARDUS’a sadece bir işletim sistemi gözüyle bakmadık. Ulusal stratejimiz ve güvenliğimiz açısından çok büyük önem taşıyordu. Bir yol gibi düşündük. Hem kurumsal uygulamalarımızı hem de geleceğimizi bu yol üzerine inşaa ettik. Dijital bağımsızlık, dijital ekonomi, veritabanları, yapay zeka, blok zinciri, sensörler, coğrafi bilgi teknolojileri, akıllı arabalar ve akıllı şehirler hepsi işletim sistemine göre şekil alacağı düşüncesi ile işletim sistemi önceliğimiz oldu.

Biliyorduk ki bizim olan işletim sistemi, teknolojik, ekonomik ambargolarda, siber saldırılarda ve savaşta özgür hareket kabiliyeti sağlayacaktı.

Göç kararı aldıktan yaklaşık 3 yıl sonra ilk PARDUS kurulumunu yaptık. Öncesinde veri tabanları, e-posta sistemini, yönetim yazılımlarını ve kurumsal uygulamaları platform bağımsız hale getirdik. Ankara, Çanakkale ilimiz derken il il dolaşarak bir kilim dokur gibi 81 il müdürlüğümüzde PARDUS göçümüzü tamamladık. 

Bir takım ruhuyla yürüttüğümüz çalışmalarımızla ülkemizin teknolojik bağımsızlık hedefine yönelik “Milli Teknoloji Hamlesi” rotasıyla yerli ve açık kaynak ürünlerin kullanımında  örnek bir kurum olduk.

Sayısız yaşanan hayatlar var ki, en kıymetlisi gök kubbe altında hoş sedası olandır. 

Her hikayede, her yolculukta başlangıçlar ve bitişler vardır. 

Bizler, ağaç değiliz ki olduğumuz yerde kalalım. Yürümeye, koşmaya devam edeceğiz ve bulduğumuz ilk verimli toprakta yeniden değerler üreteceğiz. Bizi yetiştiren devletimize her daim hizmete ve “Güçlü Yeni Türkiye” için Milli Teknoloji Hamlesi’ne devam edeceğiz.

AYDES, Sayısal Telsiz Sistemi-JEMUS, PARDUS, AFBİS, EBYS projelerimiz başta olmak üzere, afet ve acil durumların etkin yönetiminde göstermiş olduğunuz özverili, samimi çalışmalarınızdan dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Bu yolculuğumuzda bizlere desteklerini esirgemeyen üst yönetimimize, mesai arkadaşlarımıza  yürekten şükranlarımı sunuyorum.

Biz, not düşerek önce tarihini yaşadık, yıllar sonra da tarihçesi yazılacak, okunacak hikayemizin.

Bilinç aydınlığınız bol, düşleriniz ihtişamlı olsun….

Allah’a emanet olun, sağlıcakla ve hoşça kalın.

İrfan KESKİN
Ankara, Mart 22

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.